scorecardresearch
Daha iyi hizmet vermek için bu websitesinde çerezler kullanıyoruz.

İçeriği ve reklamları kişiselleştirmek, sosyal medya özellikleri sunmak ve trafiği analiz etmek için çerezler kullanıyoruz. Sitemizi kullanımınızla ilgili bilgileri ayrıca sosyal medya, reklamcılık ve analiz iş ortaklarımızla paylaşabiliriz. İş ortaklarımız, bu bilgileri kendilerine sağladığınız veya hizmetlerini kullanırken topladıkları diğer bilgilerle birleştirebilir.

Çerez nedir?

Çerezler, web-sitelerinin, kullanıcıların deneyimlerini daha verimli hale getirmek amacıyla kullandığı küçük metin dosyalarıdır. Yasalara göre, bu sitenin işletilmesi için kesinlikle gerekli olan çerezleri cihazınıza yerleştirebiliyoruz. Diğer çerez türleri için sizden izin almamız gerekiyor. Bu site farklı çerez türleri kullanmaktadır. Bazı çerezler, sayfalarımızda yer alan üçüncü şahıs hizmetleri tarafından yerleştirilir. İzniniz şu alanlar için geçerlidir: web.tv

Mimarlar Odası Gaziantep Şube Başkanı: Türkiye’yi savaşa sürüklemek isteyen karalık mecralar var

24 izlenme
Kategori Haber
Eklenme Tarihi 3 yıl önce
DilTürkçe
Açıklama
GAZİANTEP, (DHA)- TÜRK Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Gaziantep Şube Başkanı Bekir Sıktı Severoğlu, Türkiye’yi savaş macerasına sürüklemek isteyen karanlık güçler olduğunu kaygıyla gözlemlediklerini ve ülkenin siyasi hesaplarla ayrıştırılmaya, ötekileştirilmeye, sindirilmeye ve korkutulmaya çalışıldığını söyledi.

Mimarlar Odası Gaziantep Şubesi’nde 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle toplantı düzenlendi. Gaziantep Barosu, Gaziantep Diş Hekimleri Odası, Gaziantep Eczacılar Odası, ve Gaziantep Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası üyelerinin katıldığı toplantıda konuşan Gaziantep Şube Başkanı Bekir Sıtkı Severoğlu, Türkiye’nin Türk-Kürt, Alevi-Sünni çatışması ile ayrıştırılmaya alet olmayı reddederek birlikte mücadele edilmesi gerektiğini belirtti. Severoğlu, barış için farklı görüşlere saygının esas alınmasını gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Maalesef Türkiye’yi savaş macerasına sürüklenmek isteyen karanlık güçler olduğunu kaygı ile gözlemlemekteyiz. Siyasi hesaplarla ayrıştırılmaya, ötekileştirilmeye, sindirilmeye ve korkutulmaya çalışılan bu ülkenin insanları olarak bizler; sağduyumuzu ortaya koyarak, Türk-Kürt, Alevi-Sünni ayrıştırmasına alet olmayı reddetmeli ve din, dil ve ırk ayrımı yapmadan barış için hep birlikte mücadele etmeliyiz. Barış, sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü, birlikte insanca yaşamayı getirir. İhtiyaç duyduğumuz ve hakkımız olan özgür, adil, demokratik ve insanca yaşamı, farklı görüşler uzlaşarak, barış ve hoşgörü içinde sağlayabiliriz. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile temel hak ve özgürlükler güvence altına alınmış; Halkların Barış Hakkı Bildirisi ile her devlet, barış hakkını korumak ve bu hakkın uygulanmasını sağlamakla yükümlü kılınmıştır. İçerisinde bulunduğumuz zaman diliminde ve yaşadığımız coğrafyada barışın sağlanamadığı ve barışa her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz yaşanan bir gerçektir."